Makale

Birleşik Krallığın Aykırı Coğrafyası İskoçya

Tarihi, geleneklere bağlılıkları, dünya siyasetindeki etkinlikleri yanında coğrafyası ve kültürü ile de insanların ilgisini çeken bir ülke söyleyin desek çoğu kişinin aklına Birleşik Krallık gelir. Yazımın başında öncelikle çok karıştırılan bazı kavramları açıklamak istiyorum. Dünya siyasetinde Birleşik Krallık (United Kingdom) olarak ifade edilen kavram, coğrafi olarak 4 ülkeyi kapsamaktadır. Bunlar; İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda. Sıklıkla karıştırılan Büyük Britanya (Great Britain) ise bu ülkelerden Kuzey İrlanda’nın ayrı tutulduğu İngiltere, İskoçya ve Galler’i kapsayan adayı işaret etmektedir. Ülkemizde ise belki de en doğru hali ile İngiltere diyoruz çünkü İngilizler’in ekonomik, siyasi, askeri, mali her anlamda diğer ülkelere bir baskınlığı söz konusu. Bu konuları kendi alanlarına bırakalım ve bu coğrafyada kendine özgü doğası, insanları, kültürü ile ayrı bir yer edinmeyi başaran İskoçya’yı gezi ve fotoğraf açısından ele alalım.

Yazı ve Fotoğraflar: Musa GÜLEÇ

Instagram: @msglc

Holyrood Sarayı

Edinburgh

Edinburgh’suz bir İskoçya gezisi, Royal Mile’da yürümeden de bir Edinburgh gezisi düşünülemez. İsminden de anlaşılacağı üzerine Royal Mile (Kraliyet Yolu), Holyrood Sarayı ile Edinburgh Kalesi arasındaki yaklaşık 1 millik (2 km), kendinizi ortaçağ film setlerinde gibi hissedeceğiniz bir yol olup birbiri ardınca sıralanan Castlehill, Lawnmarket, High St. ve Canongate caddelerinden oluşuyor. Bunlardan saydığım özellikle ilk üç caddede bulunan eski binalar, Arnavut kaldırımları, yüz yıllık kilise ve heykeller, her köşede belli bir düzen ve sırada çalan sokak gayda sanatçıları, viski tadım ve başta kilt olmak üzere hediyelik eşya noktaları ile Royal Mile görülmesi gereken bir yol.

Princes Caddesi, Calton Hill

Holyrood Sarayı günümüzde de Birleşik Krallık resmi rezidansı olarak kullanılmakta ve Kraliçe’nin ziyaretlerinde ikamet ettiği, resmi programların icra edildiği ofisi rolüne devam etmektedir. Castle Rock üzerindeki Edinburgh Kalesi ise şehir siluetindeki heybetli duruşu ile turistlerin ilgi odağı olma özelliğini devam ettiriyor.

Kale içerisinde değişik galeriler, tarihi bölümler, hediyelik eşya satış noktaları ilginizi çekebilir. Ayrıca yüzyıllardır bir gelenek haline gelmiş “saat 1 top atışı” (One O’clock Gun) ile saat ayarınızı da yapabilirsiniz. Castle Rock gibi yüksekçe ve hâkim bir tepede olmasından dolayı şehri yukardan gözlemleme şansınız olacak. Benim gibi aşırı turist kalabalığından hoşlanmıyor ama kaleyi en güzel nereden fotoğraflarım diyorsanız Calton Hill’e gitmenizi öneririm.

 Edinburgh

Calton Hill’de yer alan Nelson Kulesi fotoğraf için size harika bir görüş sunuyor. 1805 yılındaki Trafalgar Savaşı ile İspanya ve Fransa donanmasına karşı büyük zafer kazanan ve aynı zamanda bu savaşta hayatını kaybeden Kaptan Horatio Nelson anısına yapılan kulede, özellikle gün batımı saatlerine denk getireceğiniz ziyaretinizde, kulenin yüksek ve 365 derece görüş imkânı ile başta Edinburgh Kalesi olmak üzere, Holyrood Sarayı, meşhur Princes Caddesi, doğal bir oluşum olan Arthur’s Seat, balıkçı kasabası Quenssferry’de bulunan kara ve demir yolu köprülerini kadrajınıza alabilirsiniz.

 Edinburgh - Royal Mile

Calton Hill dönüşünde Princes Caddesi alışveriş yapabileceğiniz ve İskoç insanlarını, kültürünü yakından gözlemleyebileceğiniz imkânı size verecektir. Princes Caddesi kuzeyindeki George ve Queen Caddeleri arasında kalan blokları birbirine bağlayan sokaklar boyunca Türk ve Akdeniz mutfağı dâhil tüm dünya mutfaklarını bulabileceğiniz, kahve ve içecek molaları yapabileceğiniz, akşamında eğlenebileceğiniz sayısız mekândan biri mutlaka size hitap ediyor olacak.

 Edinburgh - Royal Mile

Edinburgh’ta 2-3 günü rahatlıkla dolu dolu geçirebilirsiniz. Yakın civarda Stirling şehri ve kalesi tarihi ve mimari önemi açısından gezilebilir noktalardan... Benim gibi Braveheart filmi neslinden ve William Wallace (Mel Gibson) hayranı olan gezginfotoculara, İngiliz-İskoç rekabetinin kilit kapı noktalarından Stirling şehri festivalleri, İskoçya’nın kapısı olarak nitelendirilen kalesi ve William Wallace Merkezi güzel fırsatlar sunuyor.

Loch Tulla Seyir Noktası

Highland

İskoçya’yı bir gezgin ve fotoğraf sevdalısı gözünde öne çıkaran en önemli yerlerinden birisinin de muhteşem kareler yakalamanıza imkân verecek Highlands bölgesi olduğunu söylemek gerek.

Steall Şelalesi

Britanya Adası’nın en yüksek dağı olan Ben Nevis’i de içeren bu bölge yükseltisinden dolayı Highlands olarak adlandırılıyor. Ben Nevis’in zirvesinin 1350 metre olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda ve Kars, Erzurum, Ardahan gibi il merkezlerimizin 1750 metre rakımlarını düşününce, Britanya’nın aslında genel anlamda düzlük olduğunu söyleyebiliriz.

Bu bölgenin eşsiz doğal güzellikleri için güzel bir yol planı yapmak önem arz ediyor. Birbirinden güzel göller (sıklıkla Loch olarak haritada göreceğiniz), yemyeşil düzlük ve dağlar, İskoçya’ya özgü koyun ve sığırlar, birçok tarihi ve fantastik filme mekân olmuş şato ve kaleler fotoğraf ve gezi düşkünlerine göz zevki verecektir.

 Inversnaid Şelalesi

İlk iki günü Edinburgh ve civarındaki Stirling, Loch Katrine’de geçirdikten sonra, konaklama yeri olarak Glasgow – Edinburgh arası uygun bütçeli zincir bir otel seçmenin avantajı ile üçüncü gün direkt olarak Highlands turuna başlama şansımız oldu. Her ne kadar başkent Edinburgh olsa da İskoçya’nın en büyük şehri Glasgow’u geçtikten sonra A82 yolu boyunca kuzeye gitmeyi planladım ki bu yol görülmesi gereken her yeri size sunan bir rota. Rota boyunca Glasgow ve Edinburgh için sayfiye yeri gibi olan Luss kasabası, küçük iskelesi, çiçeklerle bezeli evleri, Loch Lomond ve arkasında yükselen Ben Lomond Dağı ile Highlands’a hoş geldiniz diyor.

Old High Church, Inverness

A82 boyunca yola devam ettiğinizde uzunca bir süre Loch Lomond kıyısı boyunca enfes manzaralar eşliğinde devam ediyorsunuz. Ve bu yol sizi birçok filmin enfes görüntülerinin çekildiği Glencoe’ya kadar götürüyor. Yol boyunca büyük bir yerleşim görmek neredeyse imkânsız. Yol kenarındaki seyir noktalarında durarak harika manzaraları izleyebilir, seyyar satıcılardan aperatif ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz. Anlam veremediğiniz bir kalabalık görürseniz siz de durun çünkü ancak durduğunuzda göreceğiniz güzellikleri bu şekilde keşfedebilirsiniz. Loch Tulla seyir noktası da böyle bir keşif oldu benim için.

Elian Donan Kalesi

Yola devam ettiğimizde Glencoe ve devamında bu yol üzerindeki en güzel şehirlerden Fort William’a ulaşıyorsunuz. Fort William’a gelmeden adanın en yüksek dağı olan Ben Nevis ve harika güzellikteki Steall Şelalesi’ni yakından görmek için yolunuzu biraz uzatabilirsiniz. Araç yolu bittikten sonra yaklaşık 20-25 dakikalık bir yürüyüş ile şelaleye ulaşıyorsunuz. Güzergâh, küçük çocuklar için bile rahat yürünebilecek kolaylıkta, sonuçtaki manzara ise paha biçilmez. Fort William’da yemek ve dinlenme molanızı vereceğiniz alternatifleri bulabilirsiniz.

Geziyi yazın planlamanızın bazı avantajları olacaktır. Özellikle devamlı kasvetli ve yağışlı olan İskoçya’nın kuru günlerini görmek ve kuzeyde yazın gün batımının çok geç saatlerde gerçekleşmesi ve gün ışığında daha çok yer görmek iyi oluyor. Bu avantaj ile hareketle Fort William’dan yola devam edip A82 yolundan çıkıp A87’ye devam ederek birçok edebiyatçıya göre İskoçya’nın en romantik kalelerinden Eilean Donan Kalesi’ni gün batımında yakalama hedefime ulaşabildim. Fotoğraf saatlerinden anladığım kadarıyla gün batımının yaklaşık 22.00 olması, güne birçok konum ve kare sığdırmamı sağlamış oldu.

 Inverness Kalesi

Günü batırdıktan sonra meşhur coğrafyası ile Isle of Skye’ye devam ettik. Isle ile Island (ada) arasındaki temel fark ise Isle sözcüğü ile bir ana karanın bitişiği olması anlaşılabilir. Sonuçta ikisi için de bizim dilimizde “ada” sözcüğü kullanılıyor. (Skye Adası, Man Adası gibi). Isle of Skye oldukça bakir kalmış doğası, köylerinin Kelt kültürünü halen yaşıyor olması, kendilerini Viking gibi gören insanları, ilk dinozor fosillerinin bulunduğu yerlere sahip olması gibi özellikleriyle ilgi çeken bir yer. Adanın en kalabalık yerleşimi Portree şehri. Burası dışında kalacak yer bulmak oldukça zor. O yüzden ada içindeki gezinize uygun kalacak yer planlaması önemli.

Ada içinde dairesel bir rota ile kıyı boyunca devam edip dönüş yolunda tekrar A82 yoluna girerek kuzeydeki en büyük şehir Inverness’e devam ettik. Hedefimiz Urquhart Kalesi. 16yy’dan kalma kale ünlü Loch Ness kenarındaki harika konumu ile ziyaretçilerin ilgi odağı olmuş. Bizdeki Van Gölü Canavarı hikâyesine ilham kaynağı olan Loch Ness Canavarı’nın sevimli bir de isimle (Nessie) nasıl turistik ticari bir meta haline getirildiğini de hayretle görmüş olduk.

 Sligachan Eski Köprü, Isle of Skye

Kuzeydeki son noktamız, önemli bir İskoç şehri olan Inverness oldu. Kuzeye bu kadar yaklaşınca gece yarısı bile gökyüzünün alaca aydınlığında şehir ayrı bir büyülü oluyor. Kanalları, köprüleri, kalesi, katedrali, tarihi yapıları, renkli insanları ile Inverness, Highland’in yıldızı ve başkenti olmanın haklı gururunu taşıyor.

 Urquhart Kalesi  

Etiketler: kültür, fotoğraf

Yazdır e-Posta