• Anasayfa
  • Makale
  • Yoksul Ama Mutlu Olmasını Bilen Güler Yüzlü İnsanların Ülkesi
Fotoğraf Okumaları: Kumaş.
Makale

Fotoğraf Okumaları: Kumaş.

Yorumlayan: Maruf ŞİNİK

Fotoğraflar yaşantımızda önemli yerleri olan nesnelerdir. Yaşamımızdaki birçok önemli olayı bilinçli yapılmasa da belgelemek, mutlu anları görüntülemek veya sevdiğimiz insanlarla hiç olmazsa aynı kareyi paylaşmak hevesiyle onlarca fotoğraf çekilir- çektirilir. Bunun için bir yandan özel mekanlar seçilir, öte yandan insanların bizleri görmelerini istediğimiz şekle girmeye çalışırız. Bu amaçlarla elde edilen fotoğrafların bazıları evimizin göze çarpabilecek en güzel köşesini süslerken, saygı ve gurur abidesi olarak karşımıza çıkarlar. Makam sahibi bir aile ferdi veya büyüğünün görüntüleri her an gözümüzün önündedir çoğu kez. 

Bazı anı fotoğrafları ise albümlerde yerlerini alırlar. Her fırsatta albümler karıştırılır ve tekrar tekrar o ana dönülmeye, o sevinci, heyecanı yaşamaya çalışırız. Bu aslında değişimin sürekli olumsuz etkilediği ortamdan kaçışın veya geçmişe duyulan özlemlerin dürtüsüdür. "Gitgide artan yalnızlığımıza" ortak aradığımızda her zaman sığınabileceğimiz vefalı dostlardır fotoğraflar. Ayrıca birbirlerini tanıma aşamasındaki kişilerin samimiyetlerinin ve birbirlerine açılma niyetlerinin bir göstergesi olarak, sahip olunan fotoğrafları paylaşma isteği doğabilir. Her fotoğraf karesinde o an ile ilgili bilgiler de beraberinde gelir. 

"Bu fotoğrafı mahallece gittiğimiz piknikte çekilmişiz. O zaman üç yaşındaydım." "Ayakta duran Dayım." "Burada kardeşimin elinden gofretini almıştım. Bunun için suratını ekşitmiş." gibi bilgiler… Bu bilgilerle karşı taraf ne kadar ilgilenir bilmiyorum. Fakat bildiğim bir şey var ise her fotoğraf karesinin eğilim ve hikâyesi vardır. Çekim öncesi ile sonrasını bağlayan bir hikâye.

Şu an okumaya çalıştığım, yıllar öncesine ait siyah beyaz bir fotoğraf. Öyle ki renkleri solmaya yüz tutmuş, paspartusunda nemden ve kirden dolayı izler ve yüzünde çatlamalar oluşmuş. Elimdeki fotoğrafik metni okumaya başladığımda, göze ilk çarpan şey; baba ve oğlunun estetik ve zengin işlemeli saten perdenin, üstün körü örtmeye çalıştığı pencerenin ve yine perdeyle aynı işlemeli bir konsolun önünde uyum içerisinde kol kola girmiş oldukları duruşlarıdır. 

Perde, konsol ve yerdeki halının işlemelerindeki uyum ve sadelik evin içerisinde yayılırken, evin hanımının da zevkini ortaya koymaktadır. Genel olarak Türk-Osmanlı geleneğinde ev içi düzenlemelerle ev hanımının ilgilendiği düşünüldüğünde, karede görünmemesine rağmen onun hakkında az da olsa fikir sahibi olabiliriz.

Aynı zamanda varlıklı bir aile karşımızda durmaktadır. Bulunulan mekân özellikleri bize bu konuda biraz ipuçları vermektedir. Bunun yanı sıra o yıllarda toplumda önemli kişiler arasında moda olan bıyık kesimi, babanın konumunu gösterirken şık ve pahalı kumaştan yapılmış takım elbise, değerli sayılabilecek nitelikte kravat iğnesi ile sade ve temiz işçilikli asa ailenin ekonomik portresini ortaya çıkarmaktadır. 

Eşyalar arasındaki uyumu kahramanlarımızın yüzlerinde ve tavırlarında da görmek pek şaşırtıcıdır. 

Bir askeri okulda okuyan olası ilk izninde ailesini ziyareti esnasında, babasıyla beraber çekilmiş fotoğrafı okumaya yüzlerden devam etmek istiyorum. Baba, oğlunun subay olarak mezun olmasını sabırla beklemektedir. Çünkü bu sayede kendi toplumsal seviyesini muhafaza edecek ve/veya yükseltecektir. Bunun yanında ailesinin, soyunun devamının sağlanmasına katkı bulunacak olan oğlu, babanın gurur kaynağı olarak karşımızdadır. 

Bu güvenle izleyiciye karşı umursamaz bir tavır almıştır. Ceketinin önünü iliklememiştir ve gözlerini izleyiciden kaçırmış olması rastlantıdan öte bilinçli bir davranıştır. Yalnızca oğlunun dolayısıyla kendisinin geleceğini düşünmektedir. Oğlunun koluna girmekle bunu göstermeye çalışırken bir yandan da bayağı (!) bir sahiplenme duygusuyla teşhir eden babanın yüzündeki gururlu halini görmek pekâlâ mümkündür. Ayrıca diğer eliyle asayı sıkıca kavrarken ayağını yere ne kadar sağlam bastığını da bizlere göstermektedir. 

Oğul ise babanın aksine izleyicilerin gözlerinin içine derin derin bakmaktadır. Bu davranışıyla konumunun farkındadır. Aynı zamanda kareyi yukarıdan aşağıya böldüğümüzde babanın simetrik görüntüsüdür. Her iki karakterde de kendinde olan güvenin izlerini görebiliriz. Bu özel durumun üniformasından kaynaklandığını bilen çocuk, üniformasına gururla tutunmakla bunu bizlere açıkça göstermektedir. 

Her ne kadar bu hareketi biraz ürkekçe yapıyor olsa da o babasının izindedir. Oğul üniformasından dolayı saygınlık kazanacak şekilde, baba ise oğlunun sayesinde toplumsal seviyesini yükseltecek olmasının gururu ve soyunun geleceğini devlet garantisi altına almış olmayı başarmanın mutluluğu içerisinde karşımızda durmaktadır. Baba ve oğul oldukça gururlu ve mutludurlar. Her ne kadar yüzleri gülmese de… 

Bir kumaş parçası (perde) ile başlayıp yine bir kumaş parçası (resmi elbise) ile bitirmeye çalıştığım bu foto grafik metinde, sonuç olarak söylenebilecek pek çok şey vardır.

Yazdır e-Posta